Dictionary.gen.tr

 

Result of Turkish - Turkish dictionary

 
ateş
isim
  • Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr.
  • Tutuşmuş olan cisim.
  • Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç.
  • Patlayıcı silahların atılması.
  • Vücut ısısı
    "Ateşi kırktan aşağıya düşmezdi." - S. F. Abasıyanık
  • Öfke, hırs, hınç
    "Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı." - T. Buğra
  • (sıfat) Kırmızı, alev renginde olan.
  • (mecaz) Coşkunluk
    "Nejat Efendi'nin çalışında Peregrini'nin ihtirası, ateşi yoktu." - H. E. Adıvar
  • (mecaz) Tehlike, felaket.
  • (mecaz) Büyük üzüntü, acı
    "İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlat acısı bu ..." - H. R. Gürpınar
 
ateş balığı
isim, zooloji
  • Sardalye.
 
ateş böceği
isim, zooloji
  • Kın kanatlılardan, karanlıkta ışıldama özelliği olan böcek, yıldırım kurdu, yıldız böceği, yıldız kurdu (Lampyris noctiluca).
 
ateş böcekleri
  • Kın kanatlılardan, örneği ateş böceği olan böcekler takımı.
 
ateş çiçeği
isim, botanik
  • Ballıbabagillerden, ateş kırmızısı renginde çiçekler açan bir süs bitkisi (Salvia splendens).
 
ateş gecesi
isim
  • Hristiyanlarda 24 Hazirana rastlayan Yahya yortusunun, meydanlarda ateş yakmak, bu ateşin üstünden atlamak ve çevresinde oynamak yolu ile kutlanan bir önceki gecesi.

Permalink to this page 

 

© 2008 Dictionary.gen.tr - All rights reserved.